'Hala binalar depreme dayanıklı yapılmıyor'

Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Melih Baki, yeni binaların yapımından hasar görenlerin güçlendirilmesine kadar en önemli konularda dahi yanlış uygulamaların sürdüğünü söyledi. Fayların deprem anındaki yıkım yaratacak etkisinin ve bunun şeklinin belirlenebildiğini ifade eden Baki, şöyle devam etti: ''Türkiye'nin en büyük eksiği, zemin araştırmalarını çağdaş düzeye getirip deprem öncesini dinamik yöntemlerle inceleme ve zeminden kaynaklanan risklerin önceden belirlenmesine yönelik çalışmaların yapılmamasıdır. Bu önemli çalışmanın büyük bir maliyeti de yoktur. Ancak, hala gerekleri yerine getirilmemektedir.'' Baki, deprem geçirmiş bölgelerde mutlaka bina envanterlerinin çıkarılması ve güçlendirme çalışmalarına öncelikle buralarda başlanması, güncelleştirme nedeniyle haritalarda riskli bölgeler içinde olduğu belirlenenlerin de gerekli incelemelerden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Yaşanan depremlere rağmen gerçekleştirilen çalışmaların çok yetersiz olduğunu belirten Baki, ''Yeni yapılan binalarda deprem risk analizlerine kısmen dikkat ediliyorsa da zemin ve temel etüdlerinde eski uygulamalara devam edilmesi dikkat çekicidir. Binalar önceden de deprem riski analizlerine göre yapılmamıştı, halen de yapılmıyor'' dedi. DOĞU AKDENİZ'E DİKKAT ''Doğu Akdeniz bölgesi sismik olarak aktif bir dönem geçirmektedir'' diyen Baki, 1990'lı yıllardan itibaren Adana ve çevresi, Osmaniye, İskenderun, Antakya, Maraş ve Akdeniz'deki Afrika levhasının dalma-batma zonunda aktiviteler görüldüğüne dikkati çekek, şunları kaydetti: ''Deprem bölgelendirme haritalarında birinci ve ikinci derece deprem kuşaklarının anlamı, buralarda her an bir deprem olacağıdır. Bu bilinçle hareket etmek gereklidir. Bu nedenle bir an önce yasa ve yönetmelikler çağdaşlaştırılmalı, emredici hükümler konulmalı, insan hayatını güvence altına alacak afet ve deprem politikası oluşturulmalıdır.''