Kuzey Marmara fay hattının depremsellik riski taşımadığı tarafımdan vurgulandığı gibi Kuzey Marmara fayının, yaşlı ve düşey bir fay olduğu ve bu görüşün Prof. Stein tarafından da kabul edilmesi ve Yalova - Çınarcık fayının da kırıldığının Taymaz ve Emre tarafından kabul edilmesi sonrası Şengör, Hersek burnundan çıkarak Gaziköy'e kadar uzanan 225 km'lik bir fay hattının söz konusu olduğunu, bu fayın genç ve yanal atımlı çalıştığını, Kuzey Marmara Çerçeve fayının düşey ve yaşlı olduğunu ileri sürdü. Sismik I' in verilerinin açıklanması olarak ileri sürülen bu model canlı yayında ve Cumhuriyet Bilim Teknikte tekrar tekrar sunuldu. Oysaki hiçbir sismik veriye dayanmayan sadece Şengör'ün sezgisinde çakan bir kıvılcım olarak ortaya atılan bu model kısa ömürlü oldu. Çünkü Çınarcık çukurunun tam ortasından geçtiği varsayılan faylara ait hiçbir veri yokken TPAO'nun sismik kesitlerinde bu fayların olmadığı Marmara ortası sırtı DB yönlü bir fayın kesmediği açıktır. Keza Okay'ında MTA kesitlerine dayanarak yaptığı eleştiride Şengör'ün ileri sürdüğü Çınarcık ortasından geçen bir fayın olmadığını ileri sürmüştür (Şekil 2). Keza Okay Kuzey Marmara fay hattı konusundaki Cumhuriyet Bilim Teknikte çıkan önceki görüşünü çürüterek, Tekirdağ ve Ereğli Çukurlarındaki fay hatlarını birleştirerek bunlarla da Marmara ortası sırtta, KD yönlü düşey faylar olarak TPAO haritasında yer alan veya Sismik I' in 1998 modelindeki fay hatlarını birleştirerek (daha evvel Okay son fayı kabul etmiyordu) 105 km'lik bir fay modeli ileri sürmüştür. Bu fayın bir kerede yırtılmasıyla 7,4'lük bir deprem riskini manşetten vermiştir. Bu açıklamada temel görüş olarak Kuzey Anadolu fayının devamı olduğunu varsaydığı Adalar fayının çerçeve fayı olduğunu ve 1894 de kırıldığı için riskinin kalmadığını ifade etmiştir. Bunun dışında Batı Marmara'daki Gaziköy fayıyla birleştiğini varsaydığı Kuzey Marmara fayının bir önemi olmadığını vurgulayarak, eski görüşünü çürütmüştür. Buna karşın Okay'ın bu açıklaması olumlu bir gelişmedir. Şengör'ün varsayımsal 225 km'lik fayının bulunmadığının açıklamasını içermektedir.

İstanbul depremi kavramı terk edilerek Marmara depremi ve Marmara da deprem bekleniyor söylemi 1766 da ki iki depremin Gelibolu ve Batı Marmara'daki 250 yıl sonraki tekrarına dayanmaktadır. Burada sorulması gereken soru 1912 ve 1894 depremlerinin tekrarlanma dönemlerinin düzenliliğidir. Keza 1894 depremi ve1754 depreminin başlangıçta Adalar fayına (Okay) koyan çalışmalar ve Çınarcık çukuru Kuzey kenarına koyan Barka ve Ferrari'nin makalelerinde ise İzmit'e yerleştirmeleri tarihsel depremler konusundaki kuşkularımızı artırmaktadır. Keza Adalar fayının 1894 de kırıldığını 100 yıl sonra tekrar kırılacağını ima eden görüşler bu yüzden yerini 1894 te kırıldığı için depremsellik riski taşımadığını ifade eden görüşlere bırakmıştır. Gerçekte ise 1894 depremi 1999 depremi gibi Sapanca - İzmit - Yalova - Çınarcık hattındaki tekrarını düşündürmektedir.





devam